anise-ne:

"sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. ilk önce bunu yaparlar… sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim demek için… çünkü, en çok sevdiklerin yaralar seni…”Alper Canıgüz - gizliajans

anise-ne:

"sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. 
ilk önce bunu yaparlar… 
sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim demek için… 
çünkü, en çok sevdiklerin yaralar seni…”

Alper Canıgüz - gizliajans

Yeniden bloglanılan yer anise-ne

anise-ne:

Yıllar sonra hapisten çıkan genç adamlardan biri, “dışarıya” göre “hücresinin daha iyi olduğunu” söylüyor, bir başkası, “sanki her şey düşman, ama ortada düşman yok,” diyordu. Büyük umutlarla üniversiteye giren bir genç kızın “boğazında bir hıçkırık var”dı “ama tam olarak anlatamıyor”du. Bir başka üniversiteliye göre “bu üniversite ortamı normalse kendi gibiler şizofren çocuklar”dı. Diyarbakır ‘da bir öğretmen, “Devlet bizim üzerimizi kırmızı kalemle çizmiş,” diye yakınıyordu. Ailesini silahlı çatışmadan koruyabilmek için pencerelerine duvar ören Cizreli bakkalın açıklaması, “Güneş bizim neyimize!” idi. Şırnak’ta bir öğretmen yaşadığı o felaket gecesinin ardından aklını oynatmış, “Yaşasın Türk Ordusu!” diye haykırarak sokağa fırlamıştı. Cizre’de, henüz bir erkek arkadaşıyla bir akşamüstü parkında el ele oturmamış bir genç kız dağlara çıkıp gerilla olmaktan söz ediyordu o saklayamadığı hüznüyle. Bir şair, “Duygularımız medyanın kuşatması altında,” diye şikayet ediyordu. “Bir süre sonra hiçbir şey hissetmez hale gelebiliriz.” Ve kalplerimizdeki, şehirlerimizdeki haritalar ne acı ki durmadan yırtılıyordu… 

anise-ne:

Yıllar sonra hapisten çıkan genç adamlardan biri, “dışarıya” göre “hücresinin daha iyi olduğunu” söylüyor, bir başkası, “sanki her şey düşman, ama ortada düşman yok,” diyordu. Büyük umutlarla üniversiteye giren bir genç kızın “boğazında bir hıçkırık var”dı “ama tam olarak anlatamıyor”du. Bir başka üniversiteliye göre “bu üniversite ortamı normalse kendi gibiler şizofren çocuklar”dı. Diyarbakır ‘da bir öğretmen, “Devlet bizim üzerimizi kırmızı kalemle çizmiş,” diye yakınıyordu. Ailesini silahlı çatışmadan koruyabilmek için pencerelerine duvar ören Cizreli bakkalın açıklaması, “Güneş bizim neyimize!” idi. Şırnak’ta bir öğretmen yaşadığı o felaket gecesinin ardından aklını oynatmış, “Yaşasın Türk Ordusu!” diye haykırarak sokağa fırlamıştı. Cizre’de, henüz bir erkek arkadaşıyla bir akşamüstü parkında el ele oturmamış bir genç kız dağlara çıkıp gerilla olmaktan söz ediyordu o saklayamadığı hüznüyle. 
Bir şair, “Duygularımız medyanın kuşatması altında,” diye şikayet ediyordu. “Bir süre sonra hiçbir şey hissetmez hale gelebiliriz.” 
Ve kalplerimizdeki, şehirlerimizdeki haritalar ne acı ki durmadan yırtılıyordu… 


Yeniden bloglanılan yer anise-ne

anise-ne:

Aliene Rachel Corrie , (10 Nisan 1979 - 16 Mart 2003)

Amerika’ da yerleşik bir hayata sahipken binlerce kilometre ötede zulüm gören insanların yanında olmak için 9 sene evvel bir İsrail buldozeri 2 kez üzerinden geçti. Rachel’ in vücudunun üstünden. Öldü(rül)ğünde 23 yaşındaydı. Kendisi Katolik bir Hristiyan olmasına rağmen Filistin’ de zulüm gören Müslüman insanların yanında olmak, onlara destek vermek için düşmüştü yollara. Bir insan neden kurulu düzenini bırakır ve yol olmayan, iz olmayan, acının yoğrulduğu topraklara gelir ve hiç tanımadığı insanlar için kendini feda eder? O 10 tonluk buldozer mi daha ağır yoksa Rachel’ in o insanlık dolu yüreği mi? //Dünyada böyle bir zulmün kıyamet koparmadan gerçekleştirilebileceğine inanamıyorum. Canımı yakıyor, geçmişte de yaktığı gibi, dünyanın böyle korkunç bir hâle gelmesine göz yumuşumuza tanıklık etmek.

Yeniden bloglanılan yer anise-ne

Tamam, çalışmadık ve bütün anlar güzel değildi doğrusunu söylemek gerekirse. Fakat güzel zamanlarımız da oldu. Aşk güzeldi. Yanımda çarpık uyuyuşunu sevdim ve hiç korkulu düş görmedim. Yıldızlar olmalı bizimki gibi büyük savaşlar için.
Sandra Cisneros (via siirbenim)
Aşk birisine şiddetle sarılma, onunla aynı yerde olma özlemidir. Onu kucaklayarak, bütün dünyayı dışarıda bırakma arzusudur. Aşk insanın ruhuna güvenli bir sığınak bulma özlemidir.
Orhan Pamuk  (via siirbenim)